
Bununla beraber hayatımdaki tek yenilik blog açmaktan ibaret değil elbette. Yine uzun zamandır hep özendiğim bir iş yaptım ve kendime bir metis ajandası aldım.
Yayınevinin 2010 için seçtiği başlık "İllallah!"
Ajandayı yayına hazırlayan Müge Gürsoy Sökmen, Özde Duygu Gürkan, Özge Çelik, Eylem Can, Emine Bora ve Tuncay Birkan "Bu ajandayı hazırlayan bizler, inanma hakkına saygı duyuyoruz. Ama biraz daha derin bir saygıyı, inanmama hakkına duyduğumuzu da belirtmemiz gerek" diyerek başladıkları editör yazısında meramlarını şöyle anlatıyorlar:
"Dinsel, etnik, cinsel vb. kimliğiyle yaşamak isteyenin bu haklarına sahip olması demokratik bir toplumun esasıdır kuşkusuz; ancak kendisini bu tür verili kimliklerle tanımlamak istemeyenlerin vatandaşlık haklarının da aynı tavizsizlikle savunulması, eşit ölçüde meşru bir haktır bizce."
Yazı niyetini de işaret eden şu cümleyle bitiyor:
"İnanmama hakkının da bir insan hakkı olarak tavizsiz uygulanacağı bir dünya ve ülke umuduyla, bu ajandayı kendisine dinsel kimlik dayatılmasından illallah diyenlere sunuyoruz..."
kaynak: bianet.org
Daha düzenli bir hayata başlayabilmem için yerinde bir adım olduğuna inandığım "ajanda sahibi insan" konseptini şevkle benimsememe yardımcı olan metis editörlerine teşekkürlerimi sunmak isterim bu vesileyle.
Dünyadaki gidişatın genel çerçevesine bakıldığında harika bir tercihte bulunmuşlar. Bu konu üzerinde mutlaka bir iki çift laf etmek gerek ilerleyen zamanlarda.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder