Kıymetli Evrak Hukuku,
Seninle olan ilişkimiz eminim senin de hatırladığın üzere 2008 yılının sonbaharında başladı. Hiç unutmuyorum; gelecek güzel günlerimizi müjdeleyen, mevsimine göre sıradışı fakat sımsıcak bir güneş vardı gökyüzünde. O gün anlamıştım hayatıma dokunmuş olmanın beni külliyen değiştireceğini. Dizlerine oturdum, bana bir hikaye anlattın ve ben büyüdüm...

Ciro dedin, ciranta dedin. İlk başta anlayamadım seni, ama yılmadım. Def'iler sistematiğine kadar ilerledik. Seni anlamakta zorlanıyordum lakin o güzel gülümseyişin bir anda unutturuyordu her şeyi.
Fakat sonbaharı yaşadığımızı unutmuştum. Bir anda değişiverdi her şey. Günün birinde aniden gözlerinin içi gülerek "emre yazılı senet" dedin. "Emre kim ?" diye sordum; yanıt vermedin. Daha sonra açıklarım dedin ama hep sustun. Ben de artık faili meçhul, memnu bir aşkın öznesi sandım kendimi, ve aranızdan çekilmeye karar verdim. Delicesine kıskanmıştım seni. Ancak çareyi kendimi senden uzaklaştırmakta buldum ve bilerek ihmal ettim seni. Sen de her reddedilmiş, gururu kırılmış kadının yaptığını yaptın ve görmezden geldin beni.

Bu yarım kalmış aşkı bütünlemek için bir kaç fırsat sundun bana ; lakin kambiyo senetlerine konulabilecek itirazi kayıtlar ve buna ilişkin Yargıtay kararlarından bahsetmeye başladığında biz aynı dili konuşmayı çoktan bırakmıştık. O yüzden bu sonsuz ihtimaller denizinde yüzmeyi göze alamadım ve bizi bıraktım.
Aradan yıllar geçti, fakat ben şu an içimde tamamlanmamış bir aşkın acısı, Aslı'sına kavuşamayan Kerem'in onulmaz yürek ağrısı ve de her şeyden önemlisi direnme kararı'nın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca onanmasını bekleyen bir ilk derece hakiminin umuduyla bekliyorum pencerenin altında. Bekliyorum yağan yağmura rağmen, ıslanmak hiç ilgilendirmiyor beni, zira gözyaşlarımın kalbimdeki ateşi söndürmediğini çok önceden tecrübe ettim.

Biliyorum ilişkimizi yürütmek hiç bir zaman kolay olmadı, bundan sonra da olmayacak; ama ben birlikte yürümeye hazırım; hatta gerekirse profesyonel yardım da alabiliriz. Duyduğum kadarıyla geçmişten kalan hikayeleri olan çiftler için Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar'ın son derece faydalı terapi seansları varmış. Üstelik önceden kitaplarını okumak kaydıyla bu terapilerde teori ve uygulama arasındaki farklılıkları belirtmek için pratik çalışma da yapılabiliyormuş.
Ben çok değiştim. 2008 yılında o zemheri ayazında bırakıp gittiğin kişi değilim artık. Yokluğunda seni okudum. Anlamaya çalıştım. Domaniç, Tekinalp, Poroy ve Yasaman'dan dinledim seni. Bir şans daha bekliyorum senden.
Gözlerimde bir damla yaş, kalbimde bir aşk ile seninle ilk karşılaştığımız yerde, yeniden başlayabilmek umuduyla yarın seni ziyaret edeceğim.
Sevgiyle kal, daima...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder