15 Ocak 2010 Cuma

Epic Fail

Son dönemlerde facebook'ta güzel sanal akımlar baş gösteriyor. Yaklaşık bir hafta önce meme kanseri konusunda duyarlılık yaratmak amacıyla kızların -aslında giydikleri sütyenin- çeşitli renkleri iletilerine yazması tanık olduğum bu akımların ilkiydi.

İkincisi ile müşerref olmam ise yaklaşık yarım saatlik bir süre zarfında gerçekleşti. Olayı kısaca anlatayım :

Here's the game: Grab the book nearest you. Right now.
• Turn to page 56.
• Find the fifth sentence.
• Post that sentence AS YOUR STATUS. AND POST these instructions in a comment to this status.
• Don't dig for your favorite book, the coolest, the most intellectual. Use the CLOSEST book....

Hemen yukarıda yer alan talimatları uyguladım ve ortaya şu sonuç çıktı :


Alacaklının alacağına kavuşmasında takibin iki tarafının menfaatlerinin korunabilmesi için orantılılık ilkesine de dikkat etmek gerekecektir.


İcra iflas hukukuna dair insanın içini karartan bir cümle daha. Fark ettim ki yaklaşık 4 senedir insanın içini karartan cümlelerden başka bir şey okumaz olmuşum. Oysa ki karanlık ÖSS günlerinde hayalini kurduğum üniversite bu değildi.

Sanırım hayallerimi yanlış bilgiler üzerine inşa etmişim. Üniversiteye girdiğimde bir tür übermensch'e dönüşeceğimi sanıyordum. Sinemadan, edebiyattan, felsefeden, tarihten, futboldan, sosyolojiden, siyasetten ve elbette hukuktan anlayan en az dört dil konuşan, kişisel evrimini tamamlamış ve bundan sonraki hayatını diğer insanların aydınlatılmasına adayacak bir tür ideal olmayı hayal etmişim.

Şimdi ise hiç bir şeyden anlamayan, final haftalarında kıvranan, sebepli sebepsiz gözleri dolan, özgüveni yerlerde sürünen bir şeye dönüştüm.

Hani derler ya öyle g.te böyle y.rrak diye. Haklılar. Böylesine saçma hayaller peşinde koşan adamdan ne hayır gelirdi zaten.

Aslında üniversitenin ilk dersinde duyduğum bir cümle hayatımı değiştirebilirmiş : "Başkasına bir şey öğretebileceğimi düşünecek kadar ahmak değilim."

Ama sanırım ben öyleyim...

Hiç yorum yok: